randevu al tedavi ücretleri

Makat Çatlağı Nedir?

Makat çatlağı anal kanalda kanalın dış çizgisinden başlayıp içeri doğrultuda 1-1,5  cm kadar uzanan yüzeyel bir yaradır. Yara  ilk oluştuğunda yüzeyel bir sıyrık şeklindedir, bazen kendiliğinden 1 hafta içinde iyileşir, iyileşmeyip ilerlemeye devam ederse kronikleşir ve daha derin ülser halini alır. En sık makatın kuyruk sokumu hizasında arka orta hatta görülür. Kadınlarda makatın ön tarafında vajina hizasında orta hatta (daha az olmak üzere) görülebilir. Bu iki yerin dışında görülmesi çok nadirdir ve görülürse buna sebep olan barsak hastalıkları (crohn hastalığı,sifilis…) araştırılmalıdır.

   Makat çatlağı nasıl anlaşılır?

Anal fissür

Anal fissür başlangıçta büyük tuvalet esnasında ağrı  ve  yanma dışında belirti göstermez. Ağrı defekasyon esnasında batma yırtılma şeklinde tarif edilebilir. Hastalk kronikleştikçe ağrı iyice şiddetlenir, özellikle kabızlık varsa bu ağrı makat yırtılır gibi hissedilir. Tuvaletten sonra da uzun süre devam edebilir. Aralıklı olarak makattan tuvaletle birlikte parlak kırmızı renkte az miktarda kanama görülebilir. Bazı hastalar tuvalet yaparken duyacağı ağrı yüzünden tuvalet ihtiyacını gidermez ve devamlı ertelemeye çalışır. Buda kabızlığa sebep olur. Kabızlık büyük abdest yapmayı iyice zorlaştırır ve bu zorlama ağrıyı daha çok şiddetlendirir. Bu kısır döngü hastalığın ilerlemesine sebep olur. Hastalık  kronik hale gelince  yaranın hemen dışında bir deri büyümesi oluşur. Deri büyümesi 1-2 cm büyüklüğünde büyük tuvalet sonrası temizlenirken fark edilen bir meme şeklini alır. Hastaların çoğu bu cilt çıkıntısını basur ( hemoroid ) memesi olarak değerlendirir. Anal bölgede kaşıntı olabilir.

  Makat çatlağı neden olur?

Özellikle kabızlık sonrası sert ve hacimli dışkının sürtünme ve gerilme ile anal kanalın iç yüzeyine yaptığı travmalar sonucunda çok ince ve yüzeyel sıyrıklar oluşur. Bu sıyrıklar yanma ve ağrıya sebep olur. Sıyrıklar genellikle 5-10 gün içinde kendiliğinden iyileşir. İyileşmeyi engelleyen faktörler yaranın kronikleşip derinleşmesine neden olur. Anal kanalın kuyruk sokumu hizasındaki arka tarafı anatomik olarak destek dokusundan yoksun olduğundan bu bölgenin iç yüzü zorlanma ile daha kolay yırtılır, ayrıca bu bölgenin kan dolaşımı daha zayıf olduğundan yara iyileşmesi daha zor olur. Küçük sıyrıklardan sonra makatta olan ağrı anal kanalı çevreleyen kaslarda spazma neden olur. Spazm anal kanal basıncını yükseltir, bu da kan dolaşımı az olan kuyruk sokumu tarafındaki bölgenin kan dolaşımını iyice bozar. Kan dolaşımı engellenen bölgedeki yara beslenemez. Dokunun beslenememesi yaranın iyileşmesini engeller. Makat çatlağının çoğunun kuyruk sokumu tarafında olmasının nedeni budur. Kadınlarda doğumdaki zorlanma ile vajen tarafında fissür olabilmektedir. Bu iki yerin dışında yerleşen çatlakların arkasında başka hastalıklar olabilir. Gerekirse kolonoskopi yapılarak bir inflamatuar barsak hastalığı olup olmadığı araştırılmalıdır. 2-3 haftaya kadar uzayan çatlaklar acut fissür olarak kabul edilir, daha uzun süre devam eden çatlaklara kronik fissür denir. Bu ayırım anal fissür tedavisinde önemlidir. Acut fissürler kısmen de olsa ilaç tedavisine cevap verirken kronik olanlar ilaçla düzelmez.

 Makat çatlağı nasıl tedavi edilir?

Kremlerle tedavi: Makatta ince yüzeyel çatlak ilk oluştuğundan yaklaşık 1 hafta sonra çoğu kendiliğinden geçer, devam ediyorsa kas gevşetici ve ağrı kesici kremlerle ve sıcak su oturma banyosu ile tedavi denenir. Başarı şansı düşüktür.

Botulinum toksin enjeksyonu ile tedavi: Kremlerle iyileşmeyen veya kronikleşmiş hastalar botulinum toksin enjeksyonu ile tedavi edilir. Botulinum toksin enjeksyonu uygulaması 1-2 dakikada kolaylıkla yapılır ve başarı oranı oldukça tatmin edici oranda yüksektir. Bu tedavide toxin kasılmış iç sfinkter kasına yapılıp gevşemesi sağlanır, böylece anal kanal basıncı düşer kan dolaşımı sağlanır ve dokular beslenerek yara iyileşir.

Cerrahi tedavi: Yukarıdaki yöntemlerle tedavi olamayan hastalar için ameliyat önerilebilir. Ameliyatta iç sfinkter kası kesilerek gevşeme sağlanır. Bu kasın tekrar onarımı mümkün değildir. Bu durum nadiren de olsa hastalarda ishalken sızdırma veya gaz kaçırmaya sebep olabilir. Ameliyat riski ve komplikasyonları nedeniyle ancak diğer tedavi yöntemleri ile iyileşemeyen hastalara uygulanmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Op. Dr. Nizam Kurtdere © 2017